Bu gün size dünya edebiyyatının dev yapıtlarından olan, Pablo Nerudanın kaleme aldığı “evrensel şarkı” hakkında bilgi vereceğiz. Gabriel Garcia Marquez`in dediği gibi iki cümle ile anlatırsak, ondan bahs ederken kısaca: “Neruda, Kral Midas gibidir. Dokunduğu her şeyi şiire çeviriyor” dememiz yeterli.

Pablo Nerudanın ömründen üç yıllık sürgün hayatı geçti. Ama o bu süreçte Sovyetler Birliği de dahil, Asya ve Avrupa’da bir dizi ülkeyi gezdi. Üstelik, bu arifede 250 şiiri bir araya toplayan “Evrensel Şarkı” (1950) kitabını da yayınladı. Ayrıca, kitap ünlü sanatçılar Diego Rivera ve David Sikeyros tarafından resmedildi. “Evrensel Şarkı” gizlice Şili’ye ulaştı ve halk arasında yayılmaya başladı.

Evrensel Şarkı Kitabından bir bölüm:

Bana sessizlik ver, meyve suyu, umut et.
Bana savaşı, demiri, volkanları ver.
Vücudunuzu bir mıknatıs gibi vücuduma yapıştırın.
Ağzımda ve damarlarımda soğuk.
Sözlerimle kanımla konuş (çeviri: Adnan Özer)

Latin Amerika’nın en büyük destanlarından biri olan “Canto General”, bir kıtanın canlı bir biyografisidir. Kitapta, Kolomb öncesi medeniyetlerin tarihi, fetihçilerin düşüşü, sömürgecilik ve despotizm anlatılıyor. Ama bunlarla beraber kitapta heyecanverici bir coğrafyada adları tarihe geçen sıradan insanların tarihi üzerine eşsiz bir çalışma var. “Evrensel Şarkı”, şairin sürgünü sırasında ezilen, yalnız ve gururlu insanlara sunduğu Nobel ödüllü bir şaheserdir.

Bir röportajda şiirlerinizi okuduğunuzda insanlar nasıl tepki veriyor? sorusuna şair, “Beni çok seviyorlar” diyor. yaratıcılığının aşamaları ile ilgili şu açıklamayı yapıyor:

Aslında aşamalarım yok, edebiyat eleştirmenleri tarafından keşfediliyor. İnsan aşamalar halinde yaşamaz. Veya bir dönemin ne zaman başladığını veya bittiğini kimse bilemez. Şiirimin bir değeri varsa, o da onun bir organizma olmasındandır. Şiirim organik ve vücudumdan çıkıyor. Çocukken şiirlerim çocukçuydu ve genç bir adam olarak şiirlerim gençleşdi. Ne zaman ki, sancılı zamanlarımda yazdım kayıtsızlaşdı, savaşmak zorunda kaldığımda saldırganlaştı. .. Ben her zaman içsel bir ihtiyaç ile yazdım, bunun tüm yazarlar, özellikle de şairler için geçerli olduğunu düşünüyorum.

Pablo Neruda’nın çalışması, Gabriel Garcia Marquez’in ifadesiyle, Pablo Neruda’yı yirminci yüzyılda “tüm dillerin en büyük şairi” yaptı. Pablo Neruda 23 Eylül 1973’te Şili, Santiago’da öldü.

Diğer makalelerimiz:

Asurlular: Dicle’den Toroslara Tanrı’nın Asur Krallığı

“Kütüphanede yangın var” – New York Times’ın en çok satan yazarından

Önceki İçerikHayat deneyimi – “Sonsuz Gençlik” mümkün olsaydı, takip eder miydin?
Sonraki İçerik“Kütüphanede yangın var” – New York Times’ın en çok satan yazarından